Zeytinyağı, insanlık tarihinin en eski ve en değerli besinlerinden biri olarak kabul edilir. Öz Köyüm olarak zeytinyağını yalnızca bir yağ değil, bizim tabirimizle %100 doğal bir “meyve suyu” olarak görüyoruz. Çünkü zeytin meyvesinin hiçbir kimyasal işlem görmeden, tamamen mekanik yöntemlerle sıkılmasıyla elde edilen tek yağ türüdür. Bu özelliği sayesinde hem doğal hem de sağlıklı bir tüketim sunar.
Burhaniye Pelitköy bölgesinde yer alan, kendimize ait zeytinliklerde yetiştirdiğimiz zeytinlerden elde edilen zeytinyağlarımız; yine kendi modern tesislerimizde üretilmektedir. Yüksek kalite standartları, düşük asit oranı ve zengin aroma profili ile öne çıkan ürünlerimizin tüm üretim aşamaları titizlikle takip edilmektedir. Öz Köyüm zeytinyağları; doğallık, izlenebilirlik ve güvenilir üretim anlayışıyla sofralarınıza ulaşır.
Doğal zeytinyağı çeşitleri arasında özellikle natürel sızma zeytinyağı, erken hasat zeytinyağı ve soğuk sıkım zeytinyağı en çok tercih edilen ürünlerdir. Bu ürünler; hem besin değeri hem de lezzet açısından üst segmentte konumlanır ve yüksek polifenol içeriği ile öne çıkar.
“Kaliteli zeytinyağı” kavramı sıkça kullanılan ancak çoğu zaman yüzeysel değerlendirilen bir tanımdır. Gerçek anlamda kaliteli bir zeytinyağı; üretimden depolamaya, depolamadan doğru bir paketlemeye kadar tüm süreçlerin doğru yönetilmesiyle elde edilir. Bu noktada tüketicilerin en çok merak ettiği sorular şunlardır:
Bu soruların tamamı, zeytinyağı kalitesini belirleyen temel kriterleri oluşturur. Öz Köyüm olarak 1957 yılından bu yana edindiğimiz deneyimle bu kriterlerin tamamını titizlikle uyguluyoruz.
Türkiye’de ve dünyada en çok tercih edilen zeytinyağı türü natürel sızma zeytinyağıdır. Bu ürün grubunun en üst kalite segmentini ise erken hasat soğuk sıkım zeytinyağı oluşturur.
Erken hasat zeytinyağı, zeytinlerin henüz tam olgunlaşmadan, yeşil haldeyken toplanmasıyla elde edilir. Bu yöntem sayesinde zeytinyağında bulunan polifenol oranı artar ve yağın besin değeri maksimum seviyeye ulaşır.
Soğuk sıkım zeytinyağı üretiminde ise en kritik nokta, sıkım sırasında sıcaklığın kontrol altında tutulmasıdır. Öz Köyüm tesislerinde malaksasyon işlemi sırasında zeytin hamuru sıcaklığı 26°C’nin üzerine çıkarılmaz. Bunun sebebi, yüksek sıcaklıkların zeytinyağındaki vitaminleri, antioksidanları ve polifenolleri azaltmasıdır. Yararlı bileşenler uçucu olduğu için sıcaklık ile birlikte etkisini kaybederler.
Bu şartlara uygun şekilde üretilen soğuk sıkım zeytinyağı, hem sağlık hem de lezzet açısından en değerli zeytinyağı türüdür.
Kaliteli zeytinyağı üretimi yalnızca doğru hasat ile sınırlı değildir. Üretim sürecinin her aşaması büyük önem taşır:
Bu kriterler sağlandığında elde edilen zeytinyağı hem doğal hem de yüksek kaliteli olur.
Zeytinyağının kalitesini korumak, üretim kadar doğru saklama koşullarına da bağlıdır. Zeytinyağının üç temel düşmanı vardır:
Bu nedenle zeytinyağları, ışık geçirmeyen ambalajlarda ve serin ortamlarda muhafaza edilmelidir. Öz Köyüm olarak üretimini yaptığımız zeytinyağlarını, gıdaya uygun ve hava almayan özel krom tanklarda saklayarak kalite kaybını minimuma indiriyoruz. Zeytinyağını doğru üretmenin yanı sıra doğru bir depolamada çok önemlidir.
Tüketici olarak siz de zeytinyağını serin, kuru ve karanlık bir ortamda saklayarak lezzetini ve besin değerini uzun süre koruyabilirsiniz. Kullanılan zeytinyağının kapağını kapalı tutarak hava ile temasını azaltmalısınız.
Zeytinyağı sektöründe maalesef taklit ve tağşiş ürünlerin sayısı oldukça fazladır. Bu nedenle gerçek zeytinyağını ayırt edebilmek büyük önem taşır.
Doğal zeytinyağını anlamanın en yaygın üç yöntemi şunlardır:
Bu kokuların hissedilmesi, zeytinyağının doğal olduğuna işaret eder. Burun testinden geçen bir zeytinyağında damak testine geçebiliriz demektir.
Gerçek zeytinyağı, dilde hafif acılık ve genizde yakıcılık hissi bırakır. Bu durum, yağın yüksek polifenol içerdiğini gösterir. Buradaki detay doğru bir acılık ve doğru bir yakıcılık. Kaliteli zeytinyağının dilde bıraktığı acılık ve genizde hissettirdiği yakıcılık bize rahatsız etmemeli.
En kesin sonuç, analiz raporları ile elde edilir. Zeytinyağının kalitesi için 7, saflığı için 16 farklı kriter değerlendirilir.
Zeytinyağının kalitesini belirleyen en önemli kriterlerden biri asit oranıdır. Türk gıda kodeksine göre natürel sızma zeytinyağlarında bu oran maksimum %0.8 olmalıdır. Öz Köyüm zeytinyağlarında bu değer genellikle %0.3 – %0.6 aralığındadır.
Düşük asit oranı, zeytinyağının daha taze, daha kaliteli ve daha sağlıklı olduğunu gösterir. Kimyasal analiz zeytin meyvesinin ne kadar doğru bir zamanda toplandığını ve meyvenin sağlığını anlamamızda yol göstericidir.
Polifenoller, zeytinyağında bulunan doğal antioksidan bileşenlerdir. Bu bileşenler:
Erken hasat ve soğuk sıkım zeytinyağlarında polifenol oranı daha yüksektir. Bu nedenle bu ürünler sağlık açısından daha değerlidir.
Zeytinyağı yalnızca yemeklerde değil, farklı kullanım alanlarında da tercih edilir:
Öz Köyüm olarak zeytinyağı üretiminde kaliteyi tesadüfe bırakmıyoruz. Üretimden paketlemeye kadar tüm süreçleri kontrol ederek, tüketicilerimize güvenilir ve doğal ürünler sunuyoruz.
Doğal zeytinyağı, sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biridir. Ancak gerçek ve kaliteli zeytinyağına ulaşmak, doğru üreticiyi seçmekle mümkündür. Öz Köyüm olarak sunduğumuz natürel sızma, erken hasat ve soğuk sıkım zeytinyağı çeşitleri ile hem lezzet hem de sağlık açısından en doğru tercihi yapabilirsiniz.
Siz de gerçek zeytinyağı deneyimini yaşamak ve sofralarınıza doğallığı taşımak için Öz Köyüm zeytinyağı çeşitlerini keşfedin.